Diş Estetiği

Ağız ve diş yapınızda görmek istediğiniz değişiklikleri hekiminizin estetik ve fonksiyonla birleştirerek, size en uygun ve optimum gülümsemeyi yaratmasıdır. Ahenkli yumuşak bir gülümseme her zaman pozitif bir başlangıçtır. Günümüz diş hekimliğinde doğal bir gülüş için kişinin fiziğine ve karakterine özel diş tasarımları yapılmaktadır. Gülüşünüzdeki ufak bir değişiklik ile hem psikolojiniz düzelip özgüveniniz artarken hem de kişisel ilişkileriniz ve sosyal statünüzde önemli değişiklikler yaratabilirsiniz. Işık saçan bir gülümseme yüzünüzle bütünleştiğinde kendinize olan güveniniz ve mutluluğunuz karşınızdakini de ister istemez etkileyecektir.

Estetik diş hekimliği hizmetlerine ne zaman ihtiyaç duyulur?

  1. Ön dişlerinizde form ve büyüklük açısından asimetri olduğu durumlarda
  2. Ön dişleriniz arasında konuşmanızı da olumsuz etkileyen boşluk (diastema) varsa
  3. Dişlerinizin renginden memnun değilseniz 4. Dişlerinizde çapraşıklıklar ve/veya düzensizlikler varsa
  4. Daha önceden yapılan işlemlerin (kuron, köprü veya dolgular) görüntüsü hoşunuza gitmiyorsa veya doğal olmadıklarını düşünüyorsanız 6. Fotoğraflarınızda ağzınızı kapatmak zorunda kalıyorsanız
  5. Toplum içinde gülerken ağzınızı elinizle kapatma ihtiyacı duyuyorsanız. Yukarıda sayılan durum veya durumların sizin için de geçerli olduğunu düşündüğünüzde estetik diş hekimliği hizmeti veren bir doktoru ziyaret etme zamanınız gelmiştir.

Gülüş tasarımında dikkat edilecek unsurlar nelerdir?

Hastalarımızda gülüş tasarımı yaparken yaş, cinsiyet, dudaklar, diş etleri, diş rengi, diş şekli, diş konumları, yüz şekli, ten rengi gibi konular dikkate alınır. Laminate Veneerler: Laminate veneerler günümüz diş hekimliğinde diş dokusuna azami özen göstererek yapılan uygulamaların başında gelir. Laminate veneerler ince porselen tırnakçıklardır. Bu amaçla dişten ortalama 0.5 mm kalınlığında bir diş dokusu kaldırılır. Bunu takiben ağızdan alınan bir ölçü ile diş rengi, form ve diğer veriler teknisyene iletilir ve imal edilen bu ince tırnakçıklar özel yapıştırıcılarla dişe yapıştırılır. Üretilen laminaların inceliği sebebiyle ışık geçirgenliği ve bunun getirdiği kusursuz estetik doğal bir güzelliğin ortaya çıkmasına neden olur.

Hangi vakalarda uygulanır?

  1. Güldüğünde diş eti çok görünenlerde
  2. Diş şekil bozukluklarında
  3. Diş aralıklarını düzeltmede
  4. Hastanın ortodontiyi reddettiği çapraşıklık vakalarında
  5. Bleaching ile giderilemeyen diş renkleşmelerinin tedavisinde
  6. Ön bölge dişlerindeki büyük eski dolguların varlığında
  7. Dişlerin yüzey aşınmalarında
  8. Kırık dişlerin yeniden yapılmasında
  9. Gülme hattını yeniden dizayn ederken laminate veneer sistemi estetik bir tedavi alternatifi olarak sunulabilir.

Zirkonyum, diş hekimliğinin temel gereksinimleri olan estetik, sağlamlık, doku uyumu ve doğallık konularında bugüne kadar ulaşılan en yüksek kaliteye sahip bir üründür. Estetik diş hekimliğinde her geçen gün metal alt yapılı porselenlerden uzaklaşılıyor. Biyolojik uyum, doğal görüntü, estetik ve mekanik direnç gibi istediğimiz tüm özelliklere sahip olan bu sistemde alt yapı olarak metal yerine beyaz bir alaşım olan zirkonyum kullanılır. Zirkonyum alt yapılı porselenleri hem ön dişlerde kullanabilecek kadar estetik olmaları hem de arka dişlerde kullanılabilecek kadar sağlam olmaları sebebiyle güvenle tercih etmekteyiz. Bu sistemler kişilerin yaşam kalitesini arttırmaktadır.

Zirkonyum Diş Kaplamalarının farkı nedir?

  • Yalıtıcı özelliğiyle sıcak soğuk hassasiyeti gelişmez.
  • Zirkonyum ışığı geçirme özelliğinden dolayı doğal diş yapısına çok benzer bir estetik görünüme sahiptir. Çok iyi yapılmış metal destekli porselenlerde bile bir matlık ve yapaylık vardır. Çünkü doğal dişlerimiz ışığı geçirme özelliğine sahiptir ve metal alt yapı ışığın geçişini keser.Porselenin altından metalin yansımaması için metal üzerine beyaz oje gibi opak bir materyal sürülür. Özellikle bitimi küçük hedeflenen porselen kronlarda bu opak yansıması estetiği daha da bozar. Bu nedenle özellikle ön dişlerde zirkonyum tercih edilir.
  • Metal destekli porselenler bazı ışıklarda ağızda yokmuş gibi koyu renkli bir boşluk görüntüsü verir. Zirkonyum ise aynı doğal diş gibi her türlü ışığı geçirir.
  • Alt yapısında metal olmadığı için kuron-diş eti hizasında koyu renk bir çizgi olmaz. Daha estetik bir görüntü sağlanır.
  • Porselen yüzeyleri son derece pürüzsüz olacağı için sigara ve benzeri sebeplerden kaynaklanan lekelenmeleri ve diş taşı oluşumlarını minimuma indirir.
  • Kahve, çay, sigara gibi dış etkenlerle renk değiştirmez.
  • Ağızda tat bozukluğuna, diş eti problemlerine ve ağız kokusuna yol açmayan sağlıklı bir materyaldir.
  • Önceden yapılmış olan metal destekli porselen kuronlar nedeniyle diş etinde oluşan baskı ve morluklar zirkonyum (kaplamaların) kuronların uygulanmasıyla tamamen ortadan kalkar, estetik ve doğal bir görüntü elde edilir.
  • Diş eti çekildiğinde, zirkonyum estetik görünümlerini korurken, metal destekli porselenler dişle birleştikleri bölgede kötü bir görüntü oluşturur.
  • Alt yapıda kullanılan bazı metallere karşı (nikel vb) oluşabilecek alerji riski zirkonyum alt yapılı porselenlerde yoktur.
  • Vücudumuzla mükemmel uyum sağlandığı için diş eti hastalığı olan ya da diş eti hastalığına yatkın olan kişilerde rahatlıkla kullanılabilir. Diş etiyle uyumu çok iyidir, ağız hijyenine önem verildiği takdirde dişeti problemi yaratmaz. Beyazlatma (Bleaching): Dişlerde zaman içinde istenmeyen lekeler oluşur. Bu lekelerin birçok sebebi olabilir; yaşlılık, boyar madde içeren gıdaların ( çay, kahve, kola, sigara vs) sık tüketimi, travmalar ve gelişim çağında alınan antibiyotikler en belirgin sebeplerdendir. Diş beyazlatma işlemi dişlerde oluşan bu renkleşmeleri giderme işlemidir ve çok yaygın olarak uygulanan güvenilir bir işlemdir. Diş beyazlatma işlemi diş hekimi tarafından muayenehanede uygulanabileceği gibi ( office bleaching), hastanın kendisi tarafından evde de uygulanabilir ( home bleaching). Evde Diş Beyazlatma: Öncelikle hastanın ağzından alınacak bir ölçü ile kişiye özel şeffaf ve tüm dişleri kapsayacak bir kalıp hazırlanır. Hasta bu kalıp içine diş hekiminin verdiği beyazlatma jelini sürerek belirli aralıklarla dişlerine uygular. Jelin her gün mutlaka düzenli olarak uygulanması ve hastanın ağzında günde 5-8 saat süreyle kalması gerekmektedir. Bu uygulamanın 10 ila 14 gün arası devam etmesi gerekmektedir. Beyazlatma jelinin diş etlerine zarar vermemesi için jelin diş etlerine taşırılmaması, eğer jel taşıyorsa ıslak bir pamukla taşan jelin alınması gerekmektedir. Evde diş beyazlatma işleminin hekimin tavsiye ettiği sürede ve düzenli olarak uygulanması çok önemlidir, aksi takdirde istenen sonuç alınamayabilir.

Klinikte Diş Beyazlatma

Diş hekimi tarafından klinikte uygulanan ve genellikle 45-50 dakika süren bir işlemdir. İşlem sırasında öncelikle diş etleriniz özel bir koruyucu maddeyle kapatılır, ardından dişlerinize beyazlatma jeli sürülür. 15-20 dk kadar hekim kontrolünde beklenir. Jel bir pamuk yardımıyla silinip yenisi uygulanır. Hastanın hassasiyet durumuna göre bu işlem aynı seansta 3 defaya kadar uygulanabilir. Bazı yayınlarda jelin ışıkla aktive edildiği belirtilse de ışığın verdiği ısıya bağlı beyazlatma sonrası hassasiyeti artırdığı ve beyazlatma oranını çok etkimediği artık bilinmektedir. Tek seansta yapılacak uygulama sonrasında dişler ortalama 2-3 ton açılır.

Diş Beyazlatma Kalıcı mıdır?

Firmalar beyazlatmanın 2 yıl süre ile kalıcı olduğunu bildirmekle birlikte beslenme ve mine yapısına bağlı daha erken de eski rengine dönebilir. Ortalama iki yıla bir yenilenmesi gerekir. Diş beyazlatma isteyen hastalarımıza bunun kalıcı bir yöntem olmadığı bilgisini mutlaka vermekteyiz.

Beyazlatma Sonrası Nelere Dikkat Etmeliyim?

Beyazlatma işleminden sonra 48 saate kadar hassasiyet olabilir.İşlem sonrası bunun için özel medikal uygulamalar yapılmaktadır. Ayrıca yine hassasiyeti minimuma indirmek için hekiminiz özel bir diş macunu önerebilir.Beyazlatmadan sonraki iki hafta boyunca kesinlikle renklendirici ajanlar içeren yiyecek ve içecekler tüketilmemelidir.Çay, kahve, şalgam, nar ekşisi, kırmızı şarap gibi.